Hasan Akçay kimdir? Tüm şiirleri şairin hayatı kitapları PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 17
Kötüİyi 
HABER KATEGORiLERi - Tv Yaşam
Thursday, 21 May 2009
Makale İçeriği
Hasan Akçay kimdir? Tüm şiirleri şairin hayatı kitapları
Sayfa 2

1963 yılında Trabzon ili, Arsin ilçesi, Çubuklu Köyünde doğdu. İlköğrenimini köyünde, Ortaöğrenimini Arsin’de tamamladı. 1987 yılında girdiği Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinden 1991 yılında mezun oldu.

Image1991-1996 yılları arasında Millî Eğitim bünyesinde öğretmen olarak çalıştı. 1996 yılından itibaren Harran Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak görevini sürdüren Akçay, Yüksek Lisansını aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında tamamladı

Bookmark and Share 

Akademik çalışmaları yanında özel çalışmalarını da sürdüren Hasan Akçay’ın, şiir, öykü, deneme türü eserleri, Türk Edebiyatı, Tutku, Akademik Bakış, Köprü, Dolunay, Uzunsokak, İlkyaz, Güneysu, Karçiçeği, Kardelen, Erguvan, Mina, Gülpınar, Yunus, Şahika, Karadeniz-Sanat gibi dergilerde ve çeşitli şiir antolojilerinde yayınlandı. Yurt genelinde düzenlenen çeşitli yarışmalardan sekiz ödül alan Akçay, Türkiye Yazarlar Birliği ve Karadeniz Yazarlar Birliği üyesidir.

Çocuklar için yazdığı çeşitli öykü ve şiirler çocuk dergilerinde yer aldı. “Çocuklar Ağlamasın” isimli şiiri 1988’de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan İlköğretim Türkçe ders kitabına alındı.

1997 yılında akademisyen arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları Akademik Bakış isimli eğitim, kültür, sanat dergisinin yazı işleri sorumluluğunu yürüttü.

YAZARIN MAKALELERİ  Sonsuza Açılan Kapı-Hasan Akçay 

 

 Ay Yaralı Bu Akşam Şair Hasan Akçay Kimdir?

Hasan Akçay kimdir? Tüm şiirleri şairin hayatı kitapları

Hasan Akçay Klip video şiirleri

 Video olarak yayınlanan şiirleri

Hasan Akçay Klip video şiirleri

Ay Yaralı Bu Akşam klip video

Ay yaralı bu akşam klip indir

şiir klip bölümü çok hüzün

 

Şiir Biraz Çok Hüzün

kızıl sularında yaprakları ömrün
kırık ve yorgun sonbahar bakışlarında
çiçekleri gülüyordu dallarında daha dün
üşüdü saçları sevdânın, savruldu rüzgarlarda
derin bir uğultu şimdi bakışın kışlarında.

ağustos güneşiydi, dolunaydı sandım yüzün
yüzüm kuşların gülüşünde derin mavilik
yokuşlar bakışları yoruyor akşamüstleri
velhasıl gidenlerin ardından kalan
özeti ömrümüzün:
şiir: biraz;
çok: hüzün…
  

Şimdiki Leyla'ya Gazel

Eski çağ aşığının damarında kanmışsın
Yarınlara bağlayan yaşatan bir canmışsın

Görmeyip gülen yüzde kalplerin karasını
Mutluluğu acıdan sıyırmadan sarmışsın

Yorulurmuş gözlerin ufukları beklerken
Yokluğu katık edip ümitlere banmışsın

Gözlerinde ışıklar kararmış yavaş yavaş
Hazanda da gülleri açacaktır sanmışsın

Mecnun'u bulmalısın aşkından çöle düşen
Şimdi seven mi kaldı, sen boşuna yanmışsın.
 

Veda Gazeli

Bir alev oldu zaman ansızın cana düştü
Can ayrıldı gönülden canan bir yana düştü

Gözlerime perdeler indirirken bulutlar
Yağmurlar içimdeki en uzun yola düştü

Kaybolmadan ufuktan, daha gitmeden bile
Seninle geçen günler, akşamlar yada düştü

Oturup yıldızları saydım geceler boyu
Dünyama ötelerden, senden bir sada düştü

Kalan değil, anladım; gidenmiş terk edilen
Baktığım her şafağa kanlı bir yara düştü

Çekerdim yıkılmadan bunca gamı, kederi
Ayrılık geldi en son en ince dala düştü

Yılların arkasından dönüp bir baktım geri
Tükenen takvimlerden dostlar hep sona düştü

Suskun bakan gözlerden yollar geçti upuzun
Titreyen dudaklardan acı bir veda düştü

Yepyeni sevdalara gülerek yürüdüler
Bu izbe sokaklarda yalnızlık bana düştü.

Ay Yaralı Bu Akşam

Kırmışlar, yollara dökmüşler seni
Yüreğinden bir parça dönüp nereye baksam
Türkü söyleyemem sana, ağıt yakamam
Geceyi bekleme daha bir efkar basar
Ay yaralı bu akşam...

Ellerin uzak uzak uzansam dokunamam
Gözlerinse bana yasak bir bahçe
Sevdiğim çiçeklere imrenir koparamam
İmbatlar ülkesinde bana konuşmak yasak
Dilimin ucundasın yüreğimin içinde
Ay yaralı bu akşam...

Öyle karşımda durup, öyle bakma yüzüme
Ölürüm saçlarına ölürüm dokunamam
Anlamıyorsun deme, anlarım anlatamam
Gözlerimi göğe astım yağmursuz
Ay yaralı bu akşam...

Dokunma denizime açıkta gemiler var
Hüzündür adım şimdi sor yeminler söylesin
Sus... konuşma, öyle dur ortasında gecemin
Gül kırılır içimde ne zaman ufka baksam
Ay yaralı bu akşam...

İkimizin dünyası denizaşırı gider
Burda sevgiler çağı vurgun yemiş yeminler
Gidelim diyeceğim hangi yol, hangi zaman
Gözlerime bakıp dur
Ay yaralı bu akşam.

Bana Düşer

Öyle bakma yüzüme dağlarıma kar düşer
Gönlüme bu kubbeden sonsuz ah u zar düşer

Gül nasıl kanatırsa bakışını akşamın
Gülüşünden ruhuma öyle derin har düşer

Vedanın hüznü yoktur öksüz kalmış çocukta
Dönüp her bakışında gözlerime nar düşer

Küreksiz bir sandalım dalgalar kucağında
Sensiz benim bahtıma baharsız diyar düşer

Tur dağında gecenin karlarını eriten
Bir ağaçtan sonuma aşkı görmüş dar düşer.
 

Bir Özlemdir Hülyalarda Büyür Aşk

-Her an özlenilen için-
Denizlerden su içmiş bir yazın akşamında
Yüreğime serince yağan yağmurdu aşkın
Ben kaybolup giderken bir hülyalı bakışta
Gönlümün yakasında bir gül olurdu aşkın
Bir masal anlatırdı geceye titrek sesin
Sorsam susar yıldızlar bilemezdim nerdesin
Ben seni öyle uzak iklimlerden çekerek
Yürüdük nice deniz nice çölden geçerek
Güllerle bileğlenmiş bıçağı vurdu aşkın
İbrahimi bir ateş içre kavurdu aşkın
O bir özlemdir artık hülyalarda büyüyen
Zamansız zamanlara bakıp ağıt söyleyen
Şimdi git desem gitmez gelmez yıllar öncesi
Onun da yıldızlardan yoktur başka kimsesi
Kardelen bakışıyla zorunu sordu aşkın
Bilemedim, bir rüzgara katıp savurdu aşkın
Hazanda bir baharın elinden tutmaktır bu
Kederi uçurumdan gülerek atmaktır bu
Sevgiyi doyasıya yürekte tatmaktır bu
Hayata kanat takıp kuşlara katmaktır bu
Sanmaki yaraladı yarayı sardı aşkın
Sen yokken bile inan her zaman vardı aşkın
Bu yol götürmese de vuslata bir gün olsun
Razıyım özleminle gözlerime yaş dolsun
Sonu olmaz yolların yolcusu seven ise
Kaybolsa, kaçsa yine, yeter ki bir gel dese
Bilmezsin öylesine dünyamı sardı aşkın
Sen vefasız olsan da bana hep yardı aşkın.
 

 Bir Ressama

Bana bir sokak çiz, izbe virane
Bu öksüz şehirden öyle bir sokak
İçinde bir adam, deli- divane
Gelmez sabahlara yürüsün bırak.

Bana bir çiçek çiz, mahzun ve ölgün
Rüzgarla dalından gidecek gibi
Ufuktan ufuğa savrulduğu gün
Yeniden yeşerip açacak gibi

Bana bir kadın çiz, mahzun gözleri
Birini beklesin pencerelerde
Kurusun gözünde yaş denizleri
Ağlasın; 'o giden sevgilim nerde?!'

Ve sonra beni çiz, çizgilerde ben
Yüzüme neş'eden gölge düşmesin
Çizdiğin o kadın tutup elimden;
'Ben de senin kadar yalnızım!' desin
   

 Bir Sarmaşık Vedalara Sarılmış

-gidip unutanlara-
I
geldiniz daha dündü sıcak bir eylüldünüz
gülüşten baharları muştulayan güldünüz
geceye ay sarıldı ve ısındı zemheri
karanfillerle geldi her bir günün seheri
gönlümün gökyüzüne ağan mavi yıldızlar
şimdi gizlenmek için sanki bir bulut arar
gök kubbe yıkılmadan artık gidemezsiniz
yeriniz neresidir, bunu siz bilmezsiniz

bir kapının ardında bırakıp bir dünyayı
her gün yeni hedefe gerildi yürek yayı
geçtiği her bakıştan silindi gönül pası
gönül yelkenlisinin sevgiydi tek rotası
bir damla karışsaydı boz bulanık sulardan
sanki bütün maviler silinirdi ufuktan
aynalardan öteye bakmadan görmezsiniz
ansızın bir dağ göçer, bunu siz bilmezsiniz

bir vedâ şarkısının bestesi yazılıyor
zamânın ellerinde notalar kan ağlıyor
toprağa elleriyle kenetlenmiş bir çınar
tut ki öyle kök salmış o gözler o bakışlar
her biriniz cândınız ötesi cânândınız
sevinç ve umuttunuz yârdınız yârândınız
nice yaralar sardı gülüşünüz sesiniz
farkında değildiniz, bunu siz bilmezsiniz

sesiniz rüzgârlara karışıp gidecek mi
zaman hâtıralara ihanet edecek mi
gelecek mi sulara düşen bir yaprak gibi
eylülde takvimlere koşan bir toprak gibi
belki haziranları unutacak tüm kuşlar
uzakları giyinip dağ aşacak bakışlar
bağlanır yollarınız belki hiç gelmezsiniz
oysa hep burdasınız, bunu siz bilmezsiniz

II
Bir elde hüzün yağmur, birinde umut çiçek
Son kuşlar da uçuyor bak geceyi biçerek
Yıl olan dakikalar hangi zamanda kaldı
Neden uçmakta günler saatleri kim çaldı
Bir ağustos boranı geçiyor üstümüzden
Ne olur köprüleri yıkmasın önümüzden
Karşı kıyılarında kalsak da biz bu nehrin
Uzakları dinleyin sessizliğe ses verin
Yollar hep aynı yoldur değişenler yolcular
Kiminin izi derin kiminin hemen solar
Anlamaz ki gidenler geride kalan kadar
Vedâ nasıl bir kordur nasıl derinden yakar
Sis çöker yavaş yavaş mâzi bir hayâl olur
Yüzler değil sadece isimler unutulur
Bu değişmez kanunu, bir gerçeği hayatın
Gönlünüzde var olan sevgiyi tek yaşatın

Günün sonu akşamdır ve akşam hüzün biraz
Sokaklarda bir rüzgar unutmayı uyutmaz
Fotoğraflar içinde gülmeye özensek de
Ay tutulmuş gecedir içimizde bir ülke
Hazan penceresinden nice bahâra baktım
Aynalar olmasaydı sizi ben sanacaktım
Göz değmemiş gözeler gibi hep berrak olsun
Yüreğiniz sevgiyle göklerde bayrak olsun

“Siz”ler mi kimlerdiniz, kelime bulamam ki
“Siz”ler ben olmadıkça bunu anlatamam ki
Sayınız yüzlerceydi farklı farklı adınız
Özge bir varlıktınız bir’diniz “insan”dınız
Bu öyle bir pınar ki içtikçe susuyorum
Gönlümün sesidir bu ben artık susuyorum
Yolunuz açık olsun iki cihanda gülün
Kokusu daim olsun yüreğinizdeki gülün.

Hâmiş

Aşkın denizlerinde hiç böyle boğulmadım
Ben en güzel yılları bu bahçede yaşadım
Bir damla su verdiysem, çiçeklerden muradım
İki tarih, bir çizgi, soğuk bir taşa adım
Yazılır, silinerek yeryüzü defterinden
Duyulursa dağlardan geçen bir kuş sesinden
Sadece bir “Fatiha” beklerim rüzgârlara
Salınmış, gönderilmiş, o özge çiçeklerden...
  

Bu Akşam

Bu akşam sularla gözlerime dol
Uzak vadilerden akma bu akşam
İster gerçek olsun isterse hayal
Elini elimden çekme bu akşam

Bir deniz kıyısı ela gözlerin
Gurbette andığım sıla gözlerin
Benziyor sonsuz bir yola gözlerin
Benden başkasına bakma bu akşam

Otur başucuma konuş benimle
Rüzgarın sesinden şarkılar dinle
Bir dünya kurmuşum yalnız seninle
Küsüp de başıma yıkma bu akşam

Gül tutmaya layık ellerin senin
Güzel sözle süslü dillerin senin
Benim de mekanım illerin senin
Ateşe verip de yakma bu akşam.

 Çağırma Beni

Ben kendi yolumda dönüşsüz yolcu
Dönemem dönemem çağırma beni
Ne ilk gidenim ben ne de sonuncu
Dönemem dönemem çağırma beni

Başka bir yerdeyim senden çok uzak
Mazinin ipini elinden bırak
Zor değil geçmişi silmek unutmak
Dönemem dönemem çağırma beni

Eski bir albümde yırtık bir resim
Ben ona tutkundum oydu hevesim
Arama boş yere sorma nerdesin
Dönemem dönemem çağırma beni.
 

Eylül Yorgunu

Rüzgar mı getirdi yoktu az önce
Dağlardan yürüyen suskun akşamı
Akşam ki, etrafı sarıp örtünce
Eritir ufukta donuk zamana

Vicdanım dünlerden gel yap sorgunu
Kafeste kuş gönlüm/eylül yorgunu

Resimler çizilir gözleri yaşlı
Silinir bulutlar göğe değince
Sevinç bir içimde, hüzün on başlı
Kanatır yüreği yere eğince

Dağlarda çimenler yağmur vurgunu
Yürümez topraklar/ eylül yorgunu

Haykırış küçülür varmaz kulağa
Gönül seslerini duyan mı olur
Bakışla da gidemezken uzağa
Yıldızı geceden sayan mı olur

Muştular yağmursuz bulut durgunu
Gecede esen yel/ eylül yorgunu

Sessizlik hükümdar gece tahtında
Adımlar kısaldı, tutuk nefesler
Bir sarı yaprak var umut bahtında
Girmiş damarına endişe eser

Yalnızlık, gün senin çevir burgunu
Şiirler, şarkılar /eylül yorgunu

Eylül mü sen misin büken boynumu
Uçuşan yapraklar,göçen kuşlar mı
Sildirmez gözümden ömür sonumu
Ey bahar bir daha çağın başlar mı

Yalan baharların gönlüm dargını
Kavuşmak ümidi... Eylül yorgunu.
  

Gel Deseydin

Kalbimi yıllır yılı yakan sevda ateşi
Söner, güle dönerdi eğer sen dileseydin
Tükenirdi ömrümün bu sonsuz bekleyişi
Bana gönül sesinden bir kere gel deseydin

Ayaklarında deniz, yakanda gül olurdum
Sana senin yanında istesen kul olurdum
Razıydım yaksan bile, yolunda kül olurdum
Bana gönül sesinden bir kere gel deseydin.
 

Gözlerimin Önünde

Gözlerimin önünde astilar gözlerini
Bir rüzgar vurgunuydu deniz olan saçlarin
Tutup kor bir atese bastilar gözlerini
Bir yanginin külüdür bende kalan gözlerin

Gözlerini gözümden aldigin günden beri
Gitti bütün sevincim daha dönmedi geri

Gözlerimin önünde tuttular ellerini
Avuçlarimda soldu tomurcuk vermis güller
Bileklerimden kesim attilar ellerini
Yalan söyledi bin kez dudagimda gülüsler

Ellerini rüyamdan çaldigin günden beri
Basladi sonsuzluga hüzünlerin seferi

Gözlerimin önünde aldilar yüregini
Yüreginde yüregim yagmura tutulmustu
Yollara parça parça böldüler yüregini
Bir gönül bir gönülde yitmis unutulmustu

Ben gönlünde gönülsüz kaldigim günden beri
Kaybolan sevdalarin bulunamadi yeri

Gözlerimin önünde daragaci kurdular
Nasil acimadilar seni bensis astilar
Beni bir tatli gülüs, bir çift sözle vurdular
Yarama merhem diye denizleri bastilar

Seni sonsuzluklarda buldugum günden beri
Benim yüzümden sizar tüm denizlerin teri.
 

Kardelenler Baharı

İlkyazı bir muştuyla haber veren onlarmış
Kardelenler baharı göremeden ölürmüş

Gülüşüyle gülermiş gökyüzünde tüm kuşlar
Yüreği kar altından güneşleri solurmuş

Sımsıcak nefesinden etrafına yayılan
Damlalar yıllar sonra denizleri bulurmuş

Dağların eteğinde başlayıp süren masal
Bir rüzgara tutunup her gece savrulurmuş

Sızılı bir sevdaymış ufukta gül gülüşü
Baharla doğan günde ansızın kaybolurmuş

Ardından nerde diye ne bir soran olurmuş
Kardelenler meçhulde bir gönle gömülürmüş.
 

Seven Bir Yâr Say Beni

Öyle bir efsun sundu gözlerin gözlerime
Anladım yıllar yılı aradığım sensin yâr
Ay doğdu çalkalandı bir coştu ki denizler
Bilinmez ülkelerden ülkeme gelensin yâr
Kaybolan sevgilerin rastladım izlerine
Sen gönülde gönüllü kalmayı bilensin yâr...

Bakışına sığındim çağır beni al beni
Yangınlar ortasında kalmışım kurtar beni
Bitsin artık bu melâl seven bir yâr say beni
Bu izbe gecelerin girdabı yutar beni
Sensizlik ülkesinde hayatın yok albeni
Ruhum zindanda iken neylesin saray beni

Adını dua ettim her an sensin dilimde
Bulut ol, yağmur ol, bir sel ol, götür beni
Hüthütün Kaf dağına ulaştığı bir zaman
Senlikte kaybolayım bitir bendeki beni
Bir kere olsun yeter dön de bir 'sevgilim' de
Sonra yitir istersen yangında duman duman

İçimdeki hıçkırık yanık bir ney sesidir
Ne bir anlayan olur, ne de bir kimse duyâr
Ben çile denizine yelken açmış giderken
Düşüp sularda yiten huzurun gölgesidir
Duymazsın yüreğimi yollarına sererken
Ses ver artık sesime, nerdesin sevgili Yâr?

Dağlarda uğuldayan rüzgârlarda sesin var
Her çiçekte bir renksin, kokusun, güzelsin yâr
Sevdandır hep coşturan, koşturan diyâr diyâr
Bu aşkı derya almaz okyanuslar gelir dar
Bu sevgi çağlayanı ancak gönüle sığar
Varlığında yok oldum, beni sende dirilt Yâr..

 

Yazar Şair: HASAN AKÇAY

Kitap istek adresleri :  kitapadres   kitaphayat  kitap

Yayınlar:

YAZARIN MAKALELERİ  Sonsuza Açılan Kapı-Hasan Akçay

Kitapları
1. Eylül Yorgunu, Mina Yay., Erz., 1991
2. Gül Şafaklı Bir Özlem, Birey Yay., İst., 2000
3. Ö ğretin Bana (Çocuk Şiiri) Yeni Asya Yay. İst.,2001
4. Şiir Biraz Çok Hüzün, Erguvan Yay., İst., 2008

Şiirlerin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Değiştirilip kullanılması yasaktır.



 

Manset

Şelçuk Çebi Rusya'da Dünya Şampiyonu oldu
Trabzon Araklı ilçesinden bir DÜNYA ŞAMPİYONU Rusya'nın başkenti Moskova'da devam eden Dünya Güreş Şampiyonası'nda Grekoromen Milli Takımı'ndan Selçuk Çebi, final karşılaşmasında Ermeni rakibi Arsen Julfalakyan'ı sayı ile yenerek altın madalya kazandı. ; … ;
Türkiye 95-68 Slovenya basketbol maçı VİDEO
FIBA 2010 Dünya Şampiyonası’nda çeyrek finalde (A) Milli takım tarihi maçta Slovenya ile karşı karşıya geldi. Türkiye maça Kerem Tunçeri, Ömer Onan, Ersan İlyasova, Hidayet Türkoğlu ve Ömer Aşık beşiyle başlarken, Slovenya ise Jaka Lakovic, Bostjan Nachbar, Goran Dragic, Miha Zupan ve Primoz Brezec beşiyle sahada yeraldı ; … ;
Avrupa Şampiyonası için Türkiye resmen eday
Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanımız Yar.Doç.Dr. Metin Şahin ve Federasyon Başkan Vekili Ali Sağırkaya ETU yönetim kurulu toplantısına katılarak görüş ve düşüncelerini bildirdiler. ; … ;
Referandumda nerde oy kullanağım sorgula
ysk.gov.tr Referandumda nerede oy kullanacağınızı öğrenmek için tc kimlik numaranız yeterli. Yüksek Seçim Kurulu 12 Eylülde yapılacakreferandum öncesinde seçmen listelerini yeniden askıya çıkardı. ; … ;
Silahlı Soygun girişmi güvenlik kamerasında
Bayrampaşa'da döviz ve kuyumculuk işi yapan firmada meydana gelen soygun girişimi güvenlik kameralarına yansıdı.Maskeli şekilde döviz bürosuna giren şahıs ile çalışanlar arasındaki mücadele saniye saniye kaydedildi. Kaçan şahsı ise peşine düşen iş yeri çalışanları yakalayıp polise teslim etti. ; … ;
MHP Dörtyol'daki provokasyonun ses kaydı
düşen bir ses kaydı, 4 polisin şehit edilmesinin ardından Dörtyol'da yaşanan olayların organize bir provokasyon olduğunu açığa çıkardı. Hatay Ülkü Ocakları Başkanı Lütfü Kaşıkçı olduğu iddia edilen şahıs, 26 Temmuz'da başlayan çatışmalar sırasında eylemcilere talimat yağdırmış: ; … ;
Türkiye 3-2 Belçika Milli maçın golleri izle
A) Milli Futbol Takımı, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası (Euro 2012) Elemeleri (A) Grubu ikinci maçında bugün Belçika ile İstanbul'da karşı karşıya geliyor. ; … ;
2 MHP'li başkan Evet dedi AK'ye katıldı
Konya'nın Yunak ilçesi Turgut Belde Belediyesi'nin MHP'li Başkanı Remzi Yalım ve Emirgazi ilçesi Işıklar Belde Belediyesi'nin MHP'li Başkanı Mahmut Uslu, patilerinden istifa ederek, AK Parti'ye geçti. ; … ;
Amerika Askerlerinin vahşet görüntüleri Video
Amerika'n askerlerinin vahşet görüntüleri internete düştü.Tutukladıkları müslüman halkı işte böyle vahşi köpeklerin önüne atıp sonra izliyorlar.Yetmemiş gibi kendilerine şiddet uygulayarak tutukluyorlar.Bu görüntüler kanınızı donduracak. ; … ;
 
Şelçuk Çebi Rusya'da Dünya Şampiyonu oldu
Türkiye 95-68 Slovenya basketbol maçı VİDEO
Avrupa Şampiyonası için Türkiye resmen eday
Referandumda nerde oy kullanağım sorgula
Silahlı Soygun girişmi güvenlik kamerasında
MHP Dörtyol'daki provokasyonun ses kaydı
Türkiye 3-2 Belçika Milli maçın golleri izle
2 MHP'li başkan Evet dedi AK'ye katıldı
Amerika Askerlerinin vahşet görüntüleri Video